Sorunlu elemanlar, sorunsuz yapılar: Yapı Elemanları

by 20:43 7 yorum
Fakülteye girdiğimiz ilk andan itibaren 'yapı kürsüsünün derslerini almaya başladığınızda göreceksiniz mimarlığın ne kadar zor olduğunu' gibi söylemlerle bizleri korkuttular..
Teknik resimden başladı uyarılar. Hocamız, düşük notlara sitem ettiğimizde "siz bir de yapıda görün notları seneye" dedi. İlk dönemimizi bitirdik bir şekilde. İkinci dönem aldık o kutsal dersi: Yapı Elemanları 1

Temellerle başladık derse. Teknik resimde çizdiğimiz garip şekilli binalara nazaran daha realistik formda yapıların temelleriyle uğraşmaya başladık. Önümüzde açılmış bir slayt, hazır bilgiler, karşımızda bir hoca okuyor bir hoca slaytı değiştiriyor, öğrenci izliyor. 15 haftalık dönemde sınavlar haricinde en fazla 3-4 uygulama.. Bana teknik resim hocam bu dersi teknik resimin devamı diye anlattı en başta. "Şimdi duvar kesiti çiziyosunuz o zaman daha gelişecek ve merdiven çatı kapı vs çizmeyi öğreneceksiniz" dedi.
Peki birbirine bu kadar benzeyen iki ders, neden bu kadar farklı metodlarda anlatılıyor?
Neden ben geçtiğim iki ders olan teknik resim ve yapı elemanları1 uygulamalarından duvar kesiti almayı biliyorumda merdiven kesiti almak için interneti araştırmam gerekiyor? Neden proje hocam her hafta "Çocuklar bunları çizmeyi size öğretmediler mi?" diye soruyor? Neden öğretmediler mi diyor, öğrenmediniz mi demiyor?

Bütün bunlardan çıkan tek sonuç uygulamanın az olduğu olmamalı tabiki. Ama teknik resim gibi, ben derse girdiğimde masaya kağıdı yapıştırmalıyım her seferinde. Bana öğretilen her kelimeyi çizerek, uygulayarak öğrenmeliyim. Durup düşününce çatı ve doğramadan sadece uygulama yapılan konuları bildiğimi farkettim. Bizler yapı elemanlarını yapı elemanları dersinde değil, proje derslerinde deneye yanıla öğreniyoruz. Kendiliğinden öğrenenlerimiz projelerinden geçiyor, öğrenemeyenler yapı elemanlarından kaldığı yetmiyormuş gibi projedende kalıyor. Yapı elemanları 1 de öğrendiğim çoğu şeyi uygulamalarda ve sınavlarında öğrendim. Hocalarım bana merdivenin ve temelin ne olduğunu ne işe yaradını öğretti. Projelerde bana lazım olan kısmını, yani onları çizmeyi ise sınavda kopya çektiğim arkadaşımdan öğrendim ben..

Sınav uygulamaları ise başka bir sorun. İlk yapı elemanları 1 sınavında notlar açık, yanınızdakiyle konuşmak serbest dediklerinde gerçekten şaşırmıştım. Ama akabinde yapılan açıklama şuydu. İlerde kimse sizi biyere kapatıp hadi tasarla demeyecek, kaynaklarınız hep elinizin altında olucak. Buraya kadar çok mantıklı, tamamen çağdaş ve mükemmel bir uygulamaydı. Ama unutulan bir nokta vardı. Kimse bize 40dakkada tasarım da yaptırmayacaktı. 3saatlik ders saatinin sınavının 3saat olmaması için hiçbir engel yokken, notların açıklığı herkesin yüksek not almasını sağlayacağından bu sefer de zamanla kısıtlandık. Yetiştirilemeyen sınavlar sonucu insanlar kaldı, savunma olarak da kaynaklara bakmaktan birbirinizle konuşmaktan yetiştiremiyorsunuz dendi. Kaynaklara bakmak serbest, ama kaynaklara bakmaktan yetiştirememek suçumuzdu. Zamanla kısıtlamamak daha iyi bir çözüm olamazmıydı?

Bunları anlatırken şöyle öğrendim böyle öğrendim diyorum ama özeleştirimide yapıyorum. Tamam daha fazlasını öğrenebilirdim. Standardın altında bir öğrenci olduğum dönemler oldu. Ama burada kendi derdimi değil herkesin derdini anlatmaya çalışıyorum. Yapı elemanları 1den ilk alışta C ile geçtiğimi söylediğimde insanlar bana uzaylı gözüyle bakmamalı, bina bilgisinden C ile geçtiğimi söylersem verecekleri tepki neyse, yapıda da o olmalı. Dersin zorluk derecesi tartışılır. Bu 3. dönemim, mimarlığı en çok sevdiğim, en çok eğlendiğim, öğrenmek için çaba harcadığım dersler teknik resim ve mimari tasarım 2. Okula kadar gelmişken yapı elemanları dersine girmek içimden gelmiyor. İtiyor beni o sınıf. sabah 9 dan akşam 4e kadar duvarda dönen slaytlardaki çizimleri bilgileri izlediğimde kendimi geri zekalı gibi hissediyorum. Çünkü duvara baktığımda anlıyorum hepsini, tamam diyorum, ama kağıdı önüme alınca hiçbirini çizemiyorum. Bana lazım olacak olan hangisi peki? Ömür boyu ihtiyacım olacak olan o çatıları döşemeleri bilgisizlik engeline takılmadan tasarlayabilmekmi? Yoksa özelliklerini ezberlemekmi? ikisi de gerekli ama, hangisi daha çok? dönemde 3-5uygulama 10hafta slaytmı? yoksa tam tersimi?

Umarım herkesi biraz düşünmeye sevk edebilirim. Mimari Tasarım 1'deki hocam Salih Küçüktuna'nın çok sevdiğim bir sözü vardır: "Sınıfın ortalaması hocanın notudur. "
İnsanlar 2. 3. alıışlarında yapı elemanlarını bir şekilde geçerken, aynı kürsü çizilemeyen doğramalar ve çatılar, tarihin en düşük sınav ortalamalarıyla her sene kalmaktadır.
Ben kaldığım bir ders için özeleştirimi, neden kaldığımı her seferinde yaparken merak ediyorum, yapı elemanları derslerine giren hocalar her sene aynı dersten kaldıklarında özeleştirilerini yapıyorlarmı? Yoksa birçok kez şahit olduğum gibi ne kadar çok kişiyi bıraktıklarıyla mı övünüyorlar?

Çözüm fazla not vermek değil, sınıfın yarısını bırakmak da değil. Çözüm öğretme metodunu gözden geçirmek. Ben bilmediğim bir dersten kopya çekerek geçmek de istemiyorum, bildiğim bi dersten kalmak da istemiyorum. Mezun olana kadar sizin öğrettiğiniz herşeyi sizden öğrenemezsek de, projelerden kala kala eninde sonunda öğrenicez. Amaç vaktinde öğrenip, herşeyi vaktinde yapabilmek ve yolumuza kayıpsız devam etmek. Projemin çatısını başkasına sormadan, merdiveni internetten araştırıp üzerine eskiz kağıdı koyarak çizmeden, tamamen kendi başıma tasarlamak istiyorum. Döner merdiven koyduğumda, uygulama projesinde çizemem de kalırım kaygısında olmadan özgürce tasarlamak istiyorum.

Bu fikirlere kendi kendime ulaştığımı düşünmüyorum. Bu sorunların çoğu herkesin sorunu. Aynı zamanda birçok hocanın bile kabul ettiği çözülemeyen sorunlar.. Umarım sorunun kaynağı da bir sorun olduğunu kabullenir ve suçu öğrencilere atmaktan vazgeçer. Amaç yapıcı olmak

Saygılarımla.

Çağlar Biber

Developer

Cras justo odio, dapibus ac facilisis in, egestas eget quam. Curabitur blandit tempus porttitor. Vivamus sagittis lacus vel augue laoreet rutrum faucibus dolor auctor.

7 yorum:

  1. Aslında üzücü tabii başka bilim dallarının girmediği dersler hakkında sadece not listelerine bakarak yorum yapması ya da derse doğru düzgün gelmeyen gelse de beynen orada olmayan uygulamalara katılmayan katılmayan öğrencilerin yorum yapması… bu durumda zaten 1-0 yenik başlıyoruz aslında sizlerin karşısında derse  ama özgürüz hür irademiz var ve konuşuyoruz…
    Öncelikle yapı elemanları1’ e bizzat giren 3öğretim üyesinden biri olarak küçük bir hatırlatma yapmak isterim ki ; 15 haftalık ders 4ana konudan oluşmakta ve her konu kapsamında da en az 2-3 uygulama yapılmaktadır. Yani bahsettiğiniz gibi 3-4 uygulama yok, belki siz geçen dönem sadece o kadarına katıldınız da aklınız da öyle kaldı… Ders notları genelde sunum üzerinden anlatılmakta ancak tahtada gerek benim gerek de öğrenciler tarafında çizimler ve uygulamalar yapılmaktadır. Ders notları da ulusal ya da uluslararası kaynaklardan alınmış bilgi (teorik bilgi ya da ayrıntı çözümleri gibi) ve hocalarımızın seçtiği ve çektiği fotoğraflardan oluşmaktadır. Teknik resim hocanız nasıl bir bilgilendirme yaptı acaba siz mi yanlış anladınız ya da o mu yanlış söyledi bilemiyorum. ama asl olan dersin adlarından da anlayacağınız ya da üniversitenin web sayfasındaki ders içerik ve amaçlarından da algılayabileceğiniz gibi teknik resimde herhangi bir yapı planı üzerinde teknik resim kurallarını öğrenirsiniz. Yapı elemanları dersinde de yapıyı oluşturan elemanlar ve hatta bileşenler, parçalar ve gereçler hakkında tasarıma ve uygulamaya yönelik bilgiler alırsınız. Yani sizin o derste temel öğrenmek gibi gibi bir beklentiniz olmamalı. Eğer dediğiniz gibi gerçekleştiyse o dersin hocasına da acaba facebookta bizim bilim dalına yazdığınız gibi sitem ve sövgü dolu bir yazıda ya sözde bulundunuz mu onu merak ettim doğrusu  yapı elemanları 1dersine devam ederek ama tabii ki siz de okul dışında da çalışarak bir merdiven kesiti çizebilirisiniz. Ortada birbirinden ayrı ama birbirini destekleyen 2 ayrı ders var. Orada epür düzeninde plan, kesit ve görünüşü ölçek kurallarına uygun olarak çizebilmeyi öğrenmelisiniz ki biz size temel anlattığımızda bunun uygulamasını yaparken teknik resim kurallarını anlatmakla zaman harcamamalıyız. Yani şimdi 100cmlik sömel diye söylediğimizde 1/50de çizerken “yani 2 kare ile mi çizicez” diye sormamalısınız. Bu yazdıklarımdan o bilim dalını suçladığım anlaşılmasın. Üniversitede eğitim alıyorsunuz. Sadece hocanın anlatması ile yetmez yetmemeli. Kendi dersimde de daha ilk hafta söylerim benle yetinmemelisiniz diye. Ben bile bu kadar bitti desem inanmamalısınız araştırmalısınız ve sorgulamalısınız diye. Mimarlık bu 2+2 her zaman 4 etmez!
    Sınav uygulamalarındaki soruna da gelirsek evet gerçek hayatta da sınırlayıcı bir süre. Örneğin bir yarışmaya katılıyorsunuz ve teslim tarihi var. Ya da bir iş alıyorsunuz ve müşteriniz ben o yapıyı şu tarihte teslim almak istiyorum diyor vb… evet ders 3 saatlik ama sorduğumuz sorular 3saatlik sorular değil. Sizin konuşma düşünme araştırma payınızı da koyuyoruz bu sürece. Ve burada söylediğiniz gibi de 40 dakikalık bir sınava girmedim ben!

    YanıtlaSil
  2. Sınav uygulamalarındaki soruna da gelirsek evet gerçek hayatta da sınırlayıcı bir süre. Örneğin bir yarışmaya katılıyorsunuz ve teslim tarihi var. Ya da bir iş alıyorsunuz ve müşteriniz ben o yapıyı şu tarihte teslim almak istiyorum diyor vb… evet ders 3 saatlik ama sorduğumuz sorular 3saatlik sorular değil. Sizin konuşma düşünme araştırma payınızı da koyuyoruz bu sürece. Ve burada söylediğiniz gibi de 40 dakikalık bir sınava girmedim ben!
    Uygulama konusunda yapı1 için kabul etmem en az 10-12 uygulama var ama haklısın yapı 2nin doğrama kısmında uygulama sayımız az. Ama uygulama örnekleri üzerinden konuşuyoruz ve size ilke öğretmeye çalışıyoruz ayrıntı ezberletmeye değil. Nitekim sınavda da gerçek hayatta da önemli olan sorunları doğru belirleyip doğru seçimi yapabilmek. Derste de bu doğru seçimi nasıl yaparızı anlatmaya çalışıyoruz. Sakın tüm bu yazılarımdan biz her şeyi mükemmel yapıyoruz gibi bir anlam çıkmasın. Sadece aynen sizin yaptığınız gibi ben de durum bildiriyorum. Kendiniz de yazmışsınız ya okulda olmama rağmen girmek istemiyorum diye mesela ben 2haftadır sınav kağıtlarını ve en çok yapılan hataları anlatıyorum. Hele bugun nerdeyse 45dakika konuştum sadece bunun için. Ama sınıfta sadece 20kişi falan vardı. Çünkü mimarlık tarihi2 sınavınız vardı ya da hastaydınız ya da canınız istemedi ya da ya da… sonra derse gelmeyen ama not listesini gören bir yığın öğrenci notuna itiraz etti kağıdını görmek istedi. Sizce göstermeli miyim? Tekrar 3.defa anlatmalı mıyım?

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Salih Küçüktuna’ nın sözünü beğenmeni ve aklında tutmadını sevdim :) çünkü kendisi benim de asiste ettiğim 96 ya da 97 yıllarındaki yapı dersinde öğrencimiz olmuştur. Kurduğu cümle aynen benim de nacizane 15yıllık akademik hayatımda kullandığım (ve tabii birçok hocamın da söylediği) “sınıfın başarısı demek benim başarım” demektir diye. Siz de bu dönem benim ilk dersime geldiyseniz aslında benden de duymuş olmalıydınız… hababam sınıfı bir filmdi çağlar :) bizler bilim dalında dersten ya da sınavdan çıktığımızda “ya bak ben ne güzel döktüm çocukları” demiyoruz. Emin ol her dönem ne yapabiliriz ne ekleyebiliriz ya da nasıl ulaşabiliriz diye çaba harcıyoruz. Evet henüz %100 başarılı olamamış olabiliriz ama emin ol deniyoruz… facebookta konuşurken yaz, değerlendir ve öner derken de aslında bunu demek istedim. Sen sizin taraftan durum bildirdin ben de bizim taraftan (ki aslında 2miz de aynı taraftayız amaçlarımız kesişiyor: siz mimar olmaya biz de mimarlık eğitimi vermeye geldik). Evet simdi öner ve bir de öğrenciler tarafından bak ve değerlendir ve en önemlisi de her 2 taraf için de öneri ver…
    Daha önce de söylemiştim tekrar edeyim. Her zaman ama her zaman eleştiriye, yeni fikirlere ve önerilere açığız. Zaman zaman da denediklerimiz oldu zaten. Ağaoğlu misali biz yaptık olu demiyorum ama biraz da lütfen üniversite öğrencisi olduğunuzu, meslek eğitimi aldığınızı unutmayın. Nitekim sizler devletin yöneticilerini seçme hakkına sahipsiniz bu okulu da siz seçtiniz. Birlikte çaba harcamamız gerekiyor… umarım bir parça da olsa başka bir açıdan bakabilmenize ve düşünebilmenize neden olmuşumdur…
    Sevgiler,
    yard. doç. dr. gökçe tuna Taygun

    not: cevabım biraz uzun oldu o nedenle 3 bölümde gönderdim…

    YanıtlaSil
  4. Araştırmaya itirazım yok; fakat "Ne de olsa araştırırlar." gibi bir anlatım şekline karşıyım.

    Çağlar, o kadar beğendim ki alnıma yapıştırıp gezesim var.

    YanıtlaSil
  5. burdan sonra polemiğe dönüşmemesi için ben susuyorum. Yüzyüze hep birlikte bir ortamda öneriler sunulmalı bence. Ben herkesin düşüncelerine tercuman olmaya çalıştım, arkadaslarım ve diğer tanımadığım mimarlık öğrencilerinden aldığım yorumlar da tercuman olabildiğimi gösterdi bana. Ama benim öncelikli önerim her hafta eskiz kağdının masaya yapışması yönünde. 3-5, 8-10 değil, 15haftanın 15indede. Eminim farklı önerilerde gelecektir, okulda tekrar tartışmalıyız bu konuyu. Bu ders diğer okullarda nasıl bilmiyorum, araştıracağım. Ama biz bu konuda geri kalıyoruz ve bunu hazmedemiyorum.. Biz diyorum, tekrar rica ediyorum, lütfen kişiselleşmesin, benim hepinize saygım sonsuz.

    YanıtlaSil
  6. Çağlar'dan beklediğiniz çözüm önerilerini hepimizden beklediğinizi bildiğimi belirtmek isterim öncelikle.
    Sizinle ve Müjdem hocayla olan öğrenci-hoca ilişkimiz bence örnek alınacak bir ilişki. Burada bunlardan bahsedebilmemiz de ayrıca olumlu.
    Böyle artık klişe olan bir girizgahtan sonra, geçen seneden beri süren bu tartışmayı başka bir platforma taşımayı tekrar teklif edeceğim. Bu platform resmi olursa ve bazı akademisyenlerimiz öğrenciyle sözünün aynı değerde olduğu fikrini kabul edebilirse bu ortam gerçekten inanılmaz verimli geçebilir. Ben bu tavrı çoğu hocamızda görüyorum, bazılarında (ki o bazılarına hemen tepkimi gösteriyorum :) ) maalesef göremiyorum. Bu arada resmi bir ortam sağlanamazsa da gayrı resmi bir ortam rahatlıkla sağlanabilir, ben bunun kefiliyimdir. Çevremde bu konuya gerçekten duyarlı olan arkadaşlarımı ve hocalarımı (ki onlara da arkadaşım diyebilirim) görüyorum ve bu da bana umut veriyor.
    Umarım yarın bir gün bu konuda yeterli gazı alıp icraat için bir şeylere başlamaya karar verdiğimizde aynı samimiyetle yanımda olurlar, olursunuz. Bundan şimdilik bir şüphem yok :)
    Ama lütfen bir gün her şeyin değişebileceği gerçeğini aklınızdan çıkarmayınız ve eğer bazı küçük şeylerin değişmesini istiyorsak öncelikle bazı büyük şeylerin değişmesi gerektiği gerçeğini kabul ediniz. Dikkat! Bu yazıda geçenler kesinlikle herhangi bir anarşist örgütün anarşi daveti değildir, reform ihtiyacına çağrı denebilir :D

    YanıtlaSil
  7. oğuzhan çok güzel anlatmış düşüncelerimi. Ben isim vermekten özellikle çekindim aslında kişiselleşmemesi için ama, yapı 1 hakkında eleştirilerimi de sundum yazıda. Mujdem hocadan aldım yapı 1'i ve kendisi okuldaki tanıdığım hocalardan en sevdiğim 3-5hocadan biridir. Yani tekrar tekrar sölüyorum, biz yıllardır gelip giden düzene tepkiliyiz, asla sizlere değil, düzeltmek istiyoruz. başka bir amacımız yok. Evet bu sadece bir reform ihtiyacına çağrıdır.

    YanıtlaSil