İnsan Bencildir

by 02:43 5 yorum
Bencillik bu dünyaya ait değildir. Doğarken onu da yanında getirir insan.
Önce "ben" vardır her zaman. İlk önce kendini düşünür insan. Birçok yeni duyguyla tanışır. Önce ağlar, sonra öğrenmeyi öğrenir, sonra gülmeyi öğrenir. Sinirlenmeyi öğrenir.Başını dik tutmayı, oturmayı, kalkmayı, yürümeyi öğrenir insan. Öğrenmeyi o kadar iyi öğrenir ki, sınır tanımaz, koşmaya başlar. Doyumsuzluğu öğrenir. O kadar severki koşmayı, koşarak başlar. Koşa koşa gider güçsüz ve küçücük bacaklarıyla. Büyüdükçe yorulmayı öğrenir. Yoruldukça yavaşlar adımları. Gerek duymadıkça koşmamaya başlar. Yürüyerek halleder işlerini. Öğrendiği şeyler zamanla birikmiş, enerjisini harcayacağı yerler çoğalmıştır.
Doğarken getirdiği, ruhunda biriktirdiği duygularla yetinmeyip neden öğrenir ki insan fazlasını? Sahip olduklarıyla yetinmeyip, neden başını dik tutmaya, koşmaya, gülmeye çalışır ki? Kendini tanır zamanla, kişiliği oluşur. Herkes aynı şeyleri öğrenir ama herkes birbirinden bambaşka başkalaşır. Herkes dünyaya geldiğinde ağlar, herkes ilk önce yürümeyi, sonra koşmayı öğrenir, ama her insan farklı bir yere koşar..
Henüz doğmadan sahip olduğumuz, bu dünyaya ait olmayan şeyler mi yoksa her birimizin yanında getirdiği, bu dünyaya ait olduğunu sandığımız şeyler mi farklılığı yaratır?
Bencillik gibi.
Kimin için yaşar insan kendinden başka, kendinden önce başkasını neden düşünür?
Mutluluğu ne zaman öğrenir insan bencilliğinin içinde? Soru sormayı ne zaman öğrenir? Cevap bulmak için mi sorar? Bencillikle sorduğu soruların cevapları bu dünyayamı aittir, yoksa sorduğu kişi cevapları gelirken yanındamı getirmiştir? Geri götürecek midir?
Bencilliği öğrenmez insan, yanında getirir. Her insan bencil doğar, kendini düşünür. Başkalarını düşünmeyi de öğrenir bu dünyada, onun için önce yürür sonra koşar, önce kendini sonra başkalarını düşünür. Neden insan başkalarını kendinden önce düşünür? Kendi zararına göz yumar ve başkasının çıkarlarını gözetir? insan bunu da bu dünyada öğrenir..
İnsan bencil doğar. Doğarken ağlar, ölürken gülmeyi ister. Yürürken koşmayı, koşarken durabilmeyi ister. İnsan hep ağlar ama, gülmeyi ister. Sinirlendiğinde sakinleşmek ister, ve hiçbir zaman sakinleşemez. Çünkü sinirlenmeyi de yanında getirir, burada öğrenmez. İçindekini açığa çıkarmayı öğrenir sadece. Sinirlenmeyi kötü birşey sanar. Çevresine zarar verdiğini sanar. Ama insan bencildir.
İnsan sevgiyi yanında getirir. Bu dünyada sevgi yoktur. Annesiyle başlar sevmeye, insan ilk defa bencil değildir, daha kendini sevmeyi bilmez bile. Bu dünyaya ait olmayan bir duyguyu burada öğrenir. İşte bu yüzden tüm duygulardan farklıdır sevmek. İnsan sadece severken bencil olmaz. Bencilken sevemez.
İnsan doymayı sever, acıkınca ağlar bu sefer; uyumayı sever, uykusu gelince ağlar, eğlenmeyi sever, sıkılınca ağlar. Doğunca ağlar da, yaşamamayı mı sever? Doğar, ağlar, ve ölürken gülmeyi diler. Ölmeyi istemez, yaşamayı seçer.
Korkmayı da burada öğrenir. Neden korkması gerektiğini de burada öğrenir. Korkarken bencildir insan.
Aşkı nerede öğrenir insan? Yanında mı getirir, aşık mı doğar, burada mı öğrenir? Aşkı içinde getirir. Dünyada ortaya çıkarır. Sebepsizce aşık olur, dünyanın dili açıklamaya yetmez, sözleri biter. Zaman durur, başka bir dünya seçer kendine bir an için. Koşarken durmak istemez, ağlarken susmak istemez o zaman. Herşeye yetecek gücü yoktur ama, kendi dünyasıa yettirir gücünü. Aşk başka bir dünyanın duygusuyken mutluluk bu dünyaya aittir. İnsan bencildir o an, başka dünyanın duygularını kendi mutluluğu için kullanır. Başkasını düşünmez, değer vermeyi öğrenir. Bencil olmayarak bile değer vermiş olur insan. Bazen dünyaya, bazen kendine bazen de başka bir ruha aşık olur insan. Hepsine değer verir o zaman. Verdiği değere karşılık bekler, bencildir insan.
İnsanın kalbiyle sevdiğine inanılır.
Kalbidir hayatının kaynağı.
Kalbi öyle bir soyutlarki, sevdiği şeyi hayatının kaynağı sanır.
Kalbinin yerine koyar. Kalbiyle sever.
İnsanın içinde getirdiği, öğrendiği, bildiği, yaşadığı herşeyin beyninde olduğu söylenir.
Tanrı denen şeyin insana iki el, iki göz, iki kulak, iki ayak verdiği söylenir
Ama insanın tek bir kalbi, tek bir beyni vardır
Tek bir ruh vardır çünkü bu iki organın eksiğini tamamlayacak. Diğer eşlerini başka biri getirmiştir dünyaya.
Kim bilir? bazısı bulur eşini.
Bir kez buldu mu kalbinin, ruhunun tek eşini, beyninin geri kalanını kaybetmek istemez.
Başka eşi yoktur çünkü.
Ölmeden önce gülmek ister, mutlu ölmek ister, ruhunun ikizi, sevdiği yanında olsun ister, yanlız ayrılmak istemez bu dünyadan.

Çağlar Biber

Developer

Cras justo odio, dapibus ac facilisis in, egestas eget quam. Curabitur blandit tempus porttitor. Vivamus sagittis lacus vel augue laoreet rutrum faucibus dolor auctor.

5 yorum:

  1. "İnsan sadece severken bencil olmaz." kısmına takıldım. Bence insan asıl severken bencil olur. Yanılıyo da olabilirim tabi.

    YanıtlaSil
  2. bi de başka bi dünyadan gelen duygular ya da şeyler üstüne yazmışsın. bu konu yeterli derinliği olan bi konu bence, çünkü bi görüşe göre, ki bu görüş oldukça tutarlı bence, insan öğrenmez, hatırlar.

    YanıtlaSil
  3. İnsan hayatın her alanında, her zaman ilk önce kendi çıkarlarını gözetir. Ama sadece sevdiği şeyleri kendinden ön sıraya koyabilir, yani sadece severken bencillikten uzaklaşabilir.. Yanılıyo olamazsın. Çünkü bunun yanılgısı olmaz, doğrusu yanlışı olmayan bir konu bu. Ama evet, bende insanın kendi içinde sahip olduğu şeyleri bu dünyada keşfettiğine inanıyorum

    YanıtlaSil
  4. insan hayatının her anında kendi çıkarını gözetmez. kendinden öte bir şeyler keşfettiyse içinde, kendisini düşman da eder zaman zaman kendine. kendinden öte şeylerin ilhamını veren kişilere dost diyen biri olarak, 'ben'imi kendimden kutsal gördüğüm değerler sisteminin de bir parçası yapma yolunda çaba gösteriyorum itikadimce. hatta bu yolda yürüyen için 'ben' taşımanın da zorunlu olduğu bir ağır yüktür kişiye. yani her şey biriciğimizden ibaret değildir biraderim. onsuz olmaz, fakat onun kölesi de değiliz düşündüğün gibi. bu metne cevaben senden güzel bir paradoks teşhisi bekliyorum. hadi bakalım :)

    YanıtlaSil
  5. İnsan hayatının her anında kendi çıkarını gözetmez. Başkalarının çıkarlarını da gözetir fakat bunun bile altında mutlaka kendi duygusal tatmini bile olsa bir çıkarı vardır. Ben'in kölesi değiliz evet, onlar ve diğerlerinde bizden ötesini bulabiliriz ama, bizden ötesini bulabilmek için de önce ben'in farkında olmak, bencil olmak gerekebilir.

    YanıtlaSil